Çok insan anlayamaz eski musikimizden Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden. … Bu yaz kemençeyi bir dinledinse Kanlıca’da Baharda bir gece tanburu dinle Çamlıca’da Bu sazların duyulur her telinde sâde vatan , Sihirli rüzgar eser daima bu topraktan. Yahya Kemâl
Asırlardır dünya üzerinde çeşitli bahanelerle mil letler arasında devam eden cenklerin müsebbibi Abdullah İbn-i Sebe’den bu yana Yahudilerdir. Bu Yahudi dönmesinin Müslüman kılığına girip dini mizde tefrikalar, mezhepler ayrılıklar yaptığı her Müslümanca malumdur. Dr. Oscar Levi adlı bir Ya hudi de büyük harpleri kendilerinin yaptığını dün yayı aldattıklarını, yangınlar ve kıtaller yaptıklarını pervasızca yazmıştır.Bu konuda en kati teşhisi fr. Generali Lannes koymuş ve bu kavmin alnına beşe riyetin kanseri damgasını yapıştırmıştır.
Peygamber Tobie, Kanadanın Montreal şehrinde çıkan patriot gaztesinde şöyle yazmıştır. “Onun Talmut’u ruhsuz köpekler diye tasvir ettiği, Yahudi olmayanlara her türlüğü fenalığı mubah kı lar. Yahudi müellifleri Yahudiliğin dünyanın en gizli, etrafına fenalık saçan va ahlak seviyesini alçaltan bir ırk olduğunu kabul ediyorlar. Bu ırk hiçbir za man Allahı tanımamış, ve Allahın bütün elçilerini katletmiştir.Onlardan kendimizi vebadan sakındı ğımız gibi korumalıyız ve onun fütuhatını durdur malıyız.” Napolyon şöyle der; “Yahudiler Musa za manından beri cibilliyetlerinin icabı olarak daima ihtikar ve hile yolunda yürür” Kısaca okuduğumuz sağlam tüm kaynaklarda, Yahudi milletinin her de virde ve her bulundukları yerde kendinden gayrı milletlerin yok olması için her türlü fitneyi irtikabı genişletmeyi ve işlemeyi üzerlerinde bir vazife gö rürler, yalanın en dehşeti onlarındır, insanlık konu sunda yeryüzünde mevcut en derin çukur onların fenalıklarını tarife yetmez.
Bugün yaşanılan hadiseler, 1. Dünya savaşı sırasın da Osmanlı Devletini yıkmak için oynanan oyunla rın tümü Yahudi oyunlarıydı. Bütün batı devletleri onların oyuncakları idiler. Osmanlı parçalandı, Geri kalan parçalanmış devletleri de kendi idealarının gerçekleşmesi için işgal etme girişimleridir. Bu ko nuda kendileri kadar ahlak yoksunu batı devletle rinin destekleri ile özellikle müslüman milletler ile dama taşı gibi oynamaktalar.. Tüm bu şer cephe sinin birliği ve düşmanlığına karşı, İbn-i Arabi nin sözleri ile barış cevabı verelim: “Bütün Müslümanlara, dinlerinde devamlı birlik ve bir vücud gibi olmalarını, hiçbir surette dinde ayrılık yapmamalarını vasiyet ederim.” Allah’ın yardımı; birliktedir. Müslümanlar ayrılığa düş mezlerse onları kimse mağlup edemez… Dinin hükümlerini nefsinde ihlas ile tatbik edeni kimse ALDATAMAZ. Cin ve Şeytan o insanı galebe ede mez…
Senenin ortasında, Bahar mevsimi ile yaz mevsi minin buluştuğu günlerdeyiz hamdolsun, Bu gü zel günlerin dünyaya ilanı ise topraktan semaya doğru yükselen çiçeklerdedir. Bu çiçeklerin her bölgenin topraklarında farklı zuhur ettiklerini her birinin farklı rayihaları insanların istifadesi ne sunduklarını ve barışı önerdiklerini görürüz. Dergimizin bu sayısında kıymetli yazarlarımızın bahse konu bölgelerinin çiçeklerini ve insanla buluşmalarını ne güzel yazmışlar… Rabbin bu nimetlerinden feyz almak varken, savaşmak is teyen insanların akıllarını başlarına almalarını öneriyoruz… Dostluk için ve barış için çalışan Dünyanın örnek gösterdiği ülkemize ve yöneticilerine ve ordu muza ve dahi savunma sanayimizi güçlendiren çalışkan ve fedakar ilim adamlarımıza, işadam larımıza ve Lider Başkanımıza sahip olduğumuz için Şükürler olsun…
Sıcak günler içindeyiz, bu günlerde de bizler ka lemi elimizden bırakmadık, yazanlarımız yazdı. Saçımızı taradık, kıravatımızı bağladık, dergimi zin 132. sayısını hazırladık ve sizlerin huzuruna çıkardık. Hz. Mevlânâ der ki: “Sıcak günler Bazen bitmek bilmeyen dertler yağ mur olur üstüne yağar, Unutma ki rengârenk gök kuşağı yağmurdan son ra çıkar, Hem sıkıntılar misafirdir, gelir ve gider, Önemli olan gönderenin hatırına misafire sabret mektir.” “Hoş bulduk efendim, hoşça bakın zâtınıza…”
Mehmet Kamil BERSE
Genel Yayın Yönetmeni
